15 Mayıs 2011 Pazar

Amerika Kıtasında Yaşayan Hayvan Türleri

DEV KANGRU FARE (Dipodomys ingens)



Vücut uzunluğu 35 cm. olan bu farenin kuyruk uzunluğu 20 cm’yi bulur. Ağırlığı 180 gr. olan dev kangru faresini, Kuzey Amerika’da California bölgesinin kuru ve açık otlaklarında yaşar. Geceleri tohum ve filiz toplamak için yuvasından çıkar. Kumlu toprakta zıplayarak ilerler ve karnındaki keseye koyduğu yiyecekleri kuru sezonda kullanmak üzere yuvasına götürür.
Otlaklar ortadan kalktıkça, bugün dünya üzerinde kaç tane olduğu bilinmeyen bu hayvanlar da yok olmaktadır.



AMERİKAN BİZONU (Bison Bison)



Bol suyla beslenen açık, ağaçsız ve yassı arazilerde yaşayan bir memeli otoburdur. Kuzey Amerika ovalarında sürüler halinde dolaşan bu hayvanlar, Kızılderililer tarafından derilerinden giyecek, etlerinden de tütsüleyip kurutarak yiyecek olarak yararlanılan bir memeliydi. Yerden yüksekliği 1.50-1.90 m., ağırlığı 1000 kg. kadar olan bu hayvan,

Amerika’nın batısının keşfi sırasında beyazlar tarafından da çok avlandı.

Ama, bu av furyası onların sonlarının gelmesine neden oldu. Çiftleşmeden dokuz buçuk ay sonra doğuran bizonlar, genelde nisan-haziran arası dünyaya gelirler. Yavrular kış ayları boyunca annelerinin yanından ayrılmazlar. Yaz aylarında steplere iner ve otlanır kış aylarında ise daha kuzeye çıkarak beslenirler. Dolunay dönemlerinde sinirli ve saldırgan olurlar.



KARA DUL (Latrodectus mactans)



Amerika’nın küçük ama en ürkülen örümceklerinden biridir. Dişisinin boyu 15 mm., erkeğininki ise sadece 5 mm’dir. Dişisinin zehiri çok güçlüdür ve sokması durumunda ölüm riski yüzde 50 civarındadır. Tropikal bölgelerde yaşaya karadullarda ise bu oran yüzde 100’e ulaşır. Kanada’dan Güney Amerika’ya kadar bütün kıtaya yayılan bu hayvan, genellikle orman civarında yaşar ama bazen iskân edilmiş bölgelere de yanaşır. Dişisinin ördüğü ağ çok güçlüdür. Çiftler birleşme döneminden sonra ayrılırlar. Hatta dişi örümcek erkeğini yer ve dul kalır. Hayvanın adı da bundan kaynaklanmaktadır. Dişi örümcekler böceklerle beslenir. Erkek örümcekler ise kısa hayatı boyunca hiçbir şey yemez.



KALIN GAGALI PAPAĞAN (Rhynchopsitta pachyrhyncha)



Meksika’nın başkenti Mexico City yakınlarındaki dağlardaki çam ormanlarında yaşayan bu papağanın uzunluğu 38 cm., ağırlığı ise 350 gr’dır. Ana besin maddesi olan çam kozalaklarını sert ve kalın gagasıyla deler. İki nedenle sayısı hızla azalmaktadır: Birinci neden, aşırı yerleşim sonucu doğal mekanı olan çam ağaçlarının sayısının azalmasıdır. İkinci olarak, güzel renkleri nedeniyle kaçak papağan ticaretinin ana malzemelerinden biri olmuştur. Amerika’nın Arizona eyaletinde başlatılan bir program çerçevesinde bu hayvanın soyu yaşatılmaya ve korunmaya çalışılmaktadır.



KOYOT (AMERİKAN KÖPEĞİ) (Canis latrans)



Amerikan steplerinin en sık rastlanan hayvanıdır. Alaska’dan Kostarika’ya kadar bütün Kuzey Amerika steplerinde yaşar. Yaz aylarında küçük gruplar halinde dolaşan koyotlar, kış mevsiminde kalabalık koloniler oluştururlar. Koyot genellikle geceleri dolaşmaya çıkar ve bulduğu büyük baş memelilerin leşlerini yer. Ama asıl olarak tavsan, kuş, kertenkele ve yılan avlayarak beslenir. Daha sıcak bölgelerde kumların altındaki kaplumbağa yumurtalarını da bulup yer. Dişi her keresinde 3-4 yavru dünyaya getirir. Hamilelik döneminde dişinin beslenmesini erkek üstlenir.



DEV KARINCAYİYEN (Myrmecophaga tridactyla)



Güney ve Orta Amerika çayırlıklarında yaşar. 50 kg. ağırlığında 2,3 metre uzunluğunda bir hayvandır. Sadece kuyruğunun uzunluğu bir metreyi geçer. İri tırnaklarıyla karınca yuvalarını kazıyıp ortaya çıkarır ve diliyle yüzlerce karıncayı midesine indirir. Dilinin uzunluğu bir metreyi bulur ve dakikada 160 defa çıkarıp sokabilir. Dişe sahip olmayan karıca yiyen, besinleri midesinde öğütür. Yalnız yaşayan bu hayvan sadece üreme mevsiminde eş bulur. Dişi karıncayiyen her keresinde sadece bir yavru dünyaya getirir.



MUSTANG (AMERİKAN VAHŞİ ATI)



Keşifler sırasında, İspanyollar tarafından Amerika kıtasına getirilen Avrupa atlarının, yerel vahşi atlarla çiftleşmesi sonucu ortaya çıkan melez bir türdür. Daha sonraki üyeleri sahipsiz kalarak vahşileşmiş ve doğada çoğalmışlardır. Amerika’nın Montana ve Wyoming bölgelerinin yakınlarındaki kayalık dağlarda yaşarlar. İnsanların yakınlarına yaklaşmasına izin vermeyen mustanglar genellikle 50’lik gruplar halinde dolaşırlar. Grup içinde düzen ve hiyerarşi çok önemlidir. Grup içindeki beş attan oluşan küçük çeteler vardır. En güçlü mustanglar her zaman en önde giderler. Suyu önce içerler, önce yerler. Ancak daha sonra ciddi bir görevleri vardır. Diğerleri su içer ve yerken onlar ufukta tehlikeyi gözlerler. Bekâr erkekler grubun en önünde yer alır. Yavrular ortada, anne baba ve yavrularından oluşan mini aileler ise en geriden gelirler. Erkek mustanglar haremlerini bir araya toplamak için boyunlarını sağa ve sola doğru sallarlar. Boynu bu şekilde sallama diğerlerini tehdit anlamına gelir ve yavru atlar asla bunu yapmazlar. Bugün Rocky Dağları’nda bu hayvanların sayısının 40 bin olduğu tahmin edilmektedir.



TİTREŞİMLİ YILAN BALIĞI (Electrophorus electricus)



Bu hayvan gerçek anlamda yüzen canlı bir elektrik santralı gibidir. Hayvanın vücudunun beşte dördü elektrik akımına sahiptir. 300-600 voltu bulan bu güçlü akım dokunduğu küçük balıkları öldürürken, büyük balıkları da felç etmektedir. Titreşimli yılan balığının boyu 2,9m.’dir. Güney Amerika’nın balta girmemiş ormanlarındaki ırmaklarda ve göllerde yaşar.



ÇIPLAK BOYUNLU ŞEMSİYE KUŞU (Cephalopterus glabricollis)



Panama ve Kostarika’nın tropikal yağmur ormanlarında yaşar. Uzunluğu 36-41cm., ağırlığı ise 320-450g.’dır. Doğadaki sayısı bilinmeyen bu kuşun erkeği, ormanın aşağı kısımlarındaki gölgeliklere inerek çiftleşme oyunlarına başlar. Seçtiği bir tümseğe konarak "şemsiye" biçimindeki ibiğini açarak, yankılanan sesler çıkarır. Bu sırada boğaz kesesi şişer ve canlı kırmızı bir renk alır. Çoğu tropikal kuş gibi, şemsiye kuşunun da nesli Amazon ormanları katliamı nedeniyle hızla azalmaktadır.



KANADA SU SAMURU (Lutra canadensis)



Bütün kuzey Amerika’nın çevre kirliliğinden payını almamış temiz ırmaklarında ve göllerinde yaşar. Bir su etoburu olan bu hayvanın uzunluğu 130 cm, ağırlığı ise 15 kg’dır. Çok mükemmel bir yüzücü ve dalgıç olan bu hayvan balık, su faresi, deniz kabukluları, örümcek ve böcek avlayarak beslenir. Yuvasını su seviyesinde karadan topladığı çalı çırpılarla yapar, bu konuda gerçek bir mimarlık örneği sergiler. Çok sayıda düşmanı olduğu için yuvasını ustalıkla gizler. Bu yuvanın içinde dişi susamuru ilkbahar geldiğinde 2-4 yavru dünyaya getirir. Yavrular doğuşta kördürler ama kürkleri vardır. Dişi susamuru yavrularını 4-8 ay kadar sütüyle emzirir ve daha sonra yuvasına bırakır. Aile bağları pek güçlü hayvanlar değildir.



AMERİKAN AY KELEBEĞİ (Actias luna)



Amerika’nın doğu bölgelerinde ve Kanada sınırında yaşayan bu kelebeğin boyu kanatlarını açtığında 10 cm’dir. Genellikle orman yakınlarındaki çalılık bölgelerde bulunur. Dişi ay kelebeği yumurtalarını özellikle ceviz ağaçlarının dallarına bırakır. Gece yaşayan bir hayvandır ve ışığa karşı aşırı duyarlıdır. Bu nedenle kelebek meraklıları tarafından geceleri fenerle kolaylıkla yakalanır. Dişi ay kelebeğinin antenleri basit bir yapıya sahipken, erkeklerinki duyarga görevi gören tüylerle kaplıdır. Erkekler, bu sayede dişi ay kelebeklerini çok uzak mesafelerden algılayabilirler.



SİYAH AYI (Ursus americanus)



Bu hayvan Kanada’da, Amerika’nın kuzey bölgelerinde ve Meksika’da yaşar. Boyu yaklaşık 1 m, ağırlığı ise 150 kg’dır. Siyah ayılar küçük omurgalılarla ve balıklarla beslenir. Ayrıca böcek ve meyve de yer. Sayısı çok azalan bu hayvan, ulusal parkların eğlence kaynağıdır. Küçük çocukları durdurup onlardan şeker isteyecek kadar insana yakındır. Kış mevsiminde kış uykusuna yatarlar ve dişi ayı ocak sonunda ya da şubat ayında 2 ya da 4 yavru dünyaya getirir. 23-38 gün sonra gözlerini açan yavru ayılar yuvayı ancak 2 yaşına geldiklerinde terk ederler.



YAKALI KURT ( Chrysocyon brcahyurus)



Kafa ve vücut uzunluğu 1 m., kuyruk uzunluğu 45 cm’dir. Omuz yüksekliği ise 87 cm.’dir. Yetişkin bir yakalı kurt 13 kg. kadar gelir. Brezilya, Paraguay, Arjantin. Bolivya ve Peru’nun otlak ve çalılıklarında yaşar. Yerel folklora göre bu kurt türünün doğaüstü güçleri vardır. Bir mite göre, bu yalnız hayvanın gece ulumaları hava durumunu bildirir. Yaygın efsanelere rağmen, yakalı kurt tüm vahşi köpeklerin en az bilinenidir ve sayısı giderek azalmaktadır. Bu utangaç hayvanın evcilleştirilmesi çok zor olduğundan, neslini devam ettirmenin en akıllı yolu yaşadıkları vahşi doğayı koruyabilmektir.



BREZİLYA MERCAN YILANI (Micrurus frontalis )



Yeryüzünün en güzel renklerine, ancak en güçlü zehirine sahip yılanıdır. Brezilya, Uruguay, Paraguay ormanlarında yaşar. Avını önce zehirleyerek öldürür ve daha sonra yutar. Uzunluğu 1 m.’yi aşmayan bu yılanın dişisi her keresinde bir düzine yumurta bırakır.



KÜÇÜK AMERİKAN AYISI (Procyon lotor)



Amerika’nın ve Kuzey Meksika’nın göl ve nehir kıyılarında yaşar. Bir metre uzunluğunda bir kuyruğa sahiptir. Gündüzleri ağaç gölgesinde ya da yırtıcı kuşların terk ettiği yuvalarda dinlenir. Çok gelişmiş bir işitme duyusuna sahiptir. Kuş yumurtaları, balık ve kabuklu deniz hayvanlarıyla beslenir. En tipik özelliği, meyveleri yemeden önce yıkayıp temizlemesidir. Dişi küçük ayı, nisan ya da mayıs ayında dünyaya 1-7 yavru getirir.



VİRGİNİA GEYİĞİ (Odocoileus virginianus)



Güney Kanada’dan Meksika’ya kadar olan bölgelerde yaşayan boynuzlu bir geyik türüdür. Erkeğinin boynuzları, dişisinin yaklaşık iki mislidir. Boyu bir metre, ağırlığı 200 kg. olan Virginia geyiği, yaprak, ot ve çeşitli meyvelerle beslenir. Dişi, her batında bir ya da iki yavru doğurur ve onları 1-2 ay sütüyle besler.

Yavrular 2 yıl annelerinin yanından ayrılmazlar. Çok düşmanı olduğu için soyu hızla tükenen bu geyik, sadece geceleri beslenir. Amerika’da en titizlikle korunan hayvanlardan bir tanesidir.



ANATRA (Aixsponsa)



Esas olarak Amerika’nın kuzeydoğu kıyı şeridinde yaşayan bu hayvanın boyu yaklaşık 50 cm.’dir. Erkeğinin tüyleri daha parlak ve daha renklidir. Genellikle akarsu kenarlarında dolaşan anatra ördeği tohum, vahşi meyve, böcek, kabuklu hayvanlar ve kurtçuklarla beslenir. Dişi anatra ördeği, ağaç dallarına yaptığı yuvaya her keresinde 8-12 yumurta bırakır. Bunların üzerine 30 gün kuluçkaya yatar. Yavrular ilk kez annenin gözetiminde suya inerler. Erkek anatra ördeklerinin tüylerinin rengi mayıs ayına doğru daha opak bir görünüm kazanır.



K. AMERİKAN SANSARI (Gulo gulo)



Farklı tipleri Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’daki kuzey ormanları ve tundralarda yaşar. Uzunluğu 65-105 cm, kuyruk uzunluğu ise 17-26 cm’dir. Yetişkinleri 14-21 kg. kadar gelir. Sadece en uzak yerlerde yaşayan bu hayvan ıssız yerlerin hayvanı olarak bilinir. Dayanıklılık gücü ve hayatta kalma kabiliyeti ile tanınan bu yırtıcı ve leş yiyen hayvan, kendisine ulaşılması son derece güç olduğundan bilimsel açıdan fazla bilinmemektedir. Habitatı sürekli daralan bu hayvan, hızla yok olan vahşi doğanın bir sembolü haline gelmiştir.



KRAL KARTAL (Aquîla chrysaetos)



Kuzey Amerika’nın yüksek v e dağlık bölgelerinde yaşayan bu kartalın boyu Avrupa ve Asya’daki hemcinslerine oranla biraz daha büyüktür. Kar düşen yamaçlarda dolaştığı için "Amerika kar kartalı” adı da verilir. Dağ keçisi, dağ tavşanı ve kertenkele gibi hayvanları avlayarak beslenir. Kuzey Amerika çiftçilerinin en çekindikleri hayvanların başında gelir. Sık sık çiftliklere saldırarak evcil kümes hayvanlarını kaçırır. Genellikle yalnız yaşayan bir kuştur. Ancak çiftleşme döneminde kendisine eş bulur. Son zamanlarda sayısı azaldığı için koruma altına alınması önerilen hayvanlar arasındadır...



KANADA REN GEYİĞİ (Alces alces)



Alaska, Kanada ve K. Amerika’nın büyük ormanlarında yaşayan bu hayvanın yüksekliği 2.35 m, ağırlığı ise 500 kg’dir. Erkeklerinin boynuzlarının uzunluğu 1.60 m’yi bulur. Boynuzlarında yaklaşık 30 çatal bulunur ve ağırlığı 20 kg’a ulaşır. Mükemmel bir yüzücü olan bu hayvan, dev ırmakları kolaylıkla aşar; hatta suyun altında hareket edebilir. Su bitkileri, ot, yaprak, yosun ve ağaç kökleriyle beslenir. Çiftleşme döneminde, dişileri elde etmek için erkekler büyük kavga verirler. Dişi, her batında 1 ya da 2 yavru doğurur.



KURT (Canis lupus)



Amerika’da Kuzey Kutbu bölgeleriyle Orta Meksika arasında ve Asya’da Sibirya’dan başlayarak Güneyde Hindistan Yarımadası’nın kuzey kısmına kadar uzanan bölgelerde yaşayan 90 cm. yükseldiğinde, 120 cm boyunda, 75 kg. ağırlığında köpekgillerden bir hayvandır... Tek eşli yaşarlar. Erkek, dişinin yeraltı inini kazmasına yardımcı olur. Bazen kayalık bir mağarada, bazen terk edilmiş bir inde yaşarlar. Issız yerleri tercih ederler ve etrafı görebilecekleri bir tepenin ucuna yerleşirler. Başlangıçta anne kurt yavrusunu sütüyle, iki hafta sonra ise midesindeki yarı sindirilmiş etleri kusarak besler. Geyik, dağ koyunu, Ren geyiği, muş geyiği, tavşanlar, kemiriciler hatta hayvan leşleri yiyecek listesi içindedir. İlkbahar başında çiftledirler, iki ay sonra yavru meydana gelir. Genelde bir doğum sırasında 6 yavru meydana gelse de, bu sayı 4 ile 10 arasında oynayabilir.



KAPİBARA (Hydrochoerus hydrochaeris)



Panama ve Arjantin’in kuzey-batısında yaşayan bu hayvan, yeryüzündeki en iri kemirici türüdür. Boyu 50 cm, ağırlığı ise 5Okg.’dır. Akarsu kenarlarındaki bol bitki örtüsüne sahip yerlerde yaşar. Gündüzleri dinlenen kapibaralar geceleri meyve ve bitki aramaya çıkarlar. Kendisini tehlikede hissettiği zaman çok iyi bir yüzücü olduğu için hemen suya atlar. Kapibaralar harem sistemini benimsemişlerdir. Erkek kapibara 3-4 dişiden oluşan bir harem kurar. Dişi her keresinde 2-8 yavru doğurur. Küçük kapibaraların görme duyuları doğumdan itibaren başlar. Soyu hızla tükenen bir hayvandır.



KIRMIZI BOYUNLU AKBABA (Cathartes aura)



Amerika kıtasında en çok rastlanan akbaba türüdür. Kanada’dan Falkland Adaları’ na kadar her yerde bulunur. 75 cm. olan uzunluğu kanatlarını açtığında 1.80 m’i bulur. Bu akbabalar genellikle kalabalık sürüler halinde dolaşırlar ve kentten kente giderek leş ararlar. Leşle birlikte kuş yumurtası ve balık avlayarak da beslenirler. Yuvalarını yaparken, çalı çırpının yanı sıra leşlerden topladıkları kemik parçalarından da yararlanırlar. Dişi akbaba her keresinde 2-3 yumurta yapar. Erkeğiyle birlikte kuluçkaya yatar. Akbabalarda aile duygusu gelişmiştir ve bu nedenle yavrularını uzun süre beslerler.



GECE KELEBEĞİ TIRTILI (Acharia orphelians)



Kosta Rica’nın yağmur ormanlarında yaşayan gece kelebeğinin tırtılı, diğer kelebek tırtıllarından önemli bir farklılığa sahiptir. Bu hayvanın dikenleri, iri bir memeliyi öldürecek kadar zehirlidir. Hayvan, tehlike anında kıvrılır ve üstüne gelen düşmanına dikenini batırıp kaçar. İnsana batırdığında, kişinin bütün vücudu sivilcelerle dolar. Özellikle boyun bölgesindeki sivilceler tehlike yaratan şekiller alır. Bu hayvanın bu ölçüde zehirli dikenlere sahip olmasının yanı sıra doğa da kendi dengesini düzenlemiştir. Çünkü protein içerdikleri için kuş, böcek ve memelilerin bir numaralı avı olan tırtıllar, bu katliamdan kurtulmak için genellikle kamuflaj yöntemine giderler. Oysa gece kelebeği tırtılı, zehirli dikenlere sahip olduğu için buna gerek duymaz. Tam tersine parlak, yeşil bir renk taşıyarak üstüne gelenleri uyarır.



SAN JOAQUIN KURDU (Vulpes macrotis)



Amerika, Kaliforniya’nın San Joaquin vadisi’ndeki kuru çalılıklarda ve otlaklarda yaşar. Vücut uzunluğu 38-50 cm. olan bu hayvanın kuyruğu 22-30 cm’dir. Şu anda dünya üzerinde birkaç bin kadar kalmış olan bu kurdun ağırlığı 1,5-3 kg’dır. Soyu tehlike altında olan San Juaquin kurdu, yaşadığı yeri soyları tükenmekte olan diğer hayvanlarla paylaşmak zorundadır. Dev kanguru faresi, küt burunlu leopar kertenkelesi ve Nelson’un antilop yer sincabı, San Juaquin yavrukurdu ile aynı bölgede yaşar.



ARİZONA YARASASI (Plecotus townsendii)



Arizona Eyaleti’nin dağlık bölgelerinde yaşar. Halk arasında "gölgesinden bile hızlı hareket ettiği" söylenir ve bu nedenle "gölge yarasası" da denir. Kısa ama geniş kanatları sayesinde ağır ağır hareket ederken, aniden büyük bir hıza ulaşabilir. Vampir olarak tanınmasına karşın kanla beslenmez. Buna karşılık diğer memelilerin tümüne saldırır. Ayrıca kurtçukları ve böcekleri de avlar. Genellikle yalnız yaşayan bir hayvandır ve sadece üreme döneminde kendisine eş arar.



ARİZONA İGUANASI (Frinosoma solare)



Kuzey Meksika ve Arizona bölgesindeki çöllerde yaşar. Boyu 8-16 cm’dir. Bu sürüngenin en tipik özelliği, geniş ve düz bir gövde yapısına sahip olmasıdır. Sağlam ve kısa bacakları vardır. Kuyruğu ise, gövdesine oranla çok kısadır. Vücudunun üst bölümü dikene benzeyen oldukça büyük çıkıntılarla bezelidir. Gri ve kahverengi renktedir. Bazı türleri, sırtı boyunca boynundan kuyruğuna kadar uzanan bir çizgi taşır. Genellikle kum ve kayalıklarda dolaşır. Günün erken saatlerinde ve akşamüstleri avlanmaya çıkar.

Diğer saatlerde, kayalıklar arasındaki gölgelerde serinler. Böcek ve özellikle de karıncayla beslenir. Çok hareketli bir hayvandır ve tehlike anında büyük bir hızla kumun içine dalar ve kaybolur. Yakalandığı zaman hareketsizleşir ve kan dolaşımı sıfıra iner. Tehlike geçinceye kadar bu şekilde kalabilir.



GİLA EJDERHASI (Heloderma suspectum)



Orta Amerika ve Meksika çöllerinde yaşayan bu kertenkele, Güney Amerika’daki iki zehirli kertenkele türünden birisidir. Boyu 60 cm’dir. Böcek ve kurtçuk ile beslenir. Dişi her keresinde 3-15 yumurta bırakır.



SARI BAŞLI KAPLUMBAĞA (Podocnemis unifilis)



Güney Amerika’nın kuzey bölgesindeki ovalarda yaşayan bu hayvanın dişilerinin uzunluğu ortalama 41 cm.’dir. Erkeklerin boyu ise daha kısadır. Ortalama ağırlıkları 8 kg’dır. Bir otobur olan bu hayvan kısa bir süre öncesine kadar Amerika’da evcil hayvan dükkânlarında en çok satılan hayvandı. Çevre koşullarındaki hızlı değişim nedeniyle bugün sayısı hızla azalan bu hayvan koruma altına alınmıştır. Eti çok lezzetli olan sarı başlı kaplumbağa son zamanlarda yerliler tarafından tüketildiği için sayısı bilinmemektedir. Bölge ülkeleri bu hayvanın etinin ihracatını ve ülke içinde tüketimini yasaklamışlardır.



KIZIL KOATİ (Nasua nasua)



Bu hayvanın Latince "nasua" olan adı, iri ve çok hareketli burun yapısından gelir. Bütün vücudu sert tüylerle kaplıdır. Güney Amerika’nın tropikal ormanlarında yaşayan bu hayvanın boyu 1 m., ağırlığı ise 5 kg.’dır. Geceleri avlanan bu hayvan uzun ve gelişmiş burnunu her türlü deliğin içine sokup avını arar. Başlıca besin maddeleri böcekler, kabuklu hayvanlar ve küçük omurgasızlardır. Ayrıca yere düşen meyve ve sebzelerle de beslenir. Erkek koatiler yalnız yaşarlar ve sadece üreme mevsiminde eş bulurlar. Dişi koati her keresinde 2-7 yavru dünyaya getirir ve yavruların gözü 11 gün sonra açılır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder